Sponsorlu Bağlantılar

Kanun önünde

| 12 Nisan 2012 | 0 Comments |

   

Bir gün Mahzumoğulları kabilesine mensup eşraftan Fatıma adında bir kadın hırsızlık suçlamasıyla Peygamber s.a.v. Efendimiz’in huzuruna getirilmişti.

Kadının elinin kesilmesine hükmedildi. Fakat daha önceki uygulamalara göre Kureyş kabilesinden olan asil bir kadına, suç işlemiş olsa bile, böyle ceza verilemezdi. Hükmün infazının durdurulması için Kureyş’in ileri gelenleri Hz. Peygamber’in çok sevdiği Üsame b. Zeyd r.a.’ı araya koyarak bu kadının affedilmesini istediler.

Üsame’nin böyle bir talepte bulunması Hz. Peygamber’e çok ağır geldi. Hemen ashabını mescitte toplayıp bu konuda onlara şöyle hitap etti:

– Ey insanlar! Sizden evvel yaşamış toplumların neden yollarını şaşırıp saptıklarını biliyor musunuz? Asilzadeleri bir hırsızlık yaptığı zaman onu affeder, zayıf ve kimsesizleri bir şey çalarsa onları cezalandırırlardı.

Allah’a yemin ederim ki, böylesine kötü bir hırsızlığı Mahzum kabilesine mensup Fatıma değil, kendi kızım Fatıma yapmış olsaydı, kesinlikle onun da elini kestirirdim. (Müslim, Hudûd, 2)

   

Kategori: Genel

hep haber

Benzer İçerikler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

hepsaglik