Sponsorlu Bağlantılar

Ef’ al-i Mükellefin

| 09 Nisan 2012 | 0 Comments |

   

islâm’ in 5 sartindan biri de namazdir. Namazin fazlari, vacipleri,sünnetleri, müstehaplari vardir. Namazda islenmesi mekruh olan, haram olan, müfsid olan seyler de dir:

EF’ ÂL-I MÜKELLEFIN (Mükellefin isleri) => veya Ser’ i hükümler

Farz: Allah’ in kesin olarak emrettigi hükme denir. “Namazi dosdogru kiliniz.Oruc tutunuz. Zekât veriniz. Kadinlara basinizi örtünüz…”v.s. gibi emirler farz’a örnektir. Farzin terki haramdir. Farzin islenmesine sevap, özürsüz terkedilmesinde Allah’in azâbi vardir. Farzi inkar eden kimse dinden cikar.

Farz ikiye ayrilir:

Farz – i ayn: Mükelleflerden herbirinin yapmasi lazim gelen farzlardir. Bir kimse digerinin yerine namaz kilamaz. Butür farzlari herkesin bizzat yapmasi gerekir.

Farz-i Kifâye: Mükelleflerden bazilarinin yapmalariyla digerlerinden düsen, onlar icin mecburiyeti kalmayan farzlardir. Cenaze namazi kilmak v.s. gibi. Müslüman bir kimsenin cenaze namazini kilmasi o beldede yasayan müslümanlara farzdir. Bir kisi dahi olsa farz yerine gelmis olur. Kilinmazsa orada oturan kimselerin hepsi günahkar olurlar. Kilan sevabini alir, kilmayan günahkar olmaz

Vacip: Yapilmasi ser’an kat’í bir delil olmamakla beraber kuvvetli bir delil ile sabit olan seyerdir: Vitir namazi, bayram namazlari, tilavet secdesi, fitir sadakasi, kurban kesmak gibi. Farzda oldugu gibi vacibi isleyene sevap, özürsüz terk edene günah vardir. Saf´i lere göre farz ile vacip es anlamli kelimelerdir. Ayni hükmü tasirlar.

Sünnet: Lügatte, gidis, yol demektir. Seriatte ise: Farz ve vacip olmayarak Peygamber (S.A.V.)’in ibadet súretiyle cogu zaman isleyip pek az terkettigi ve bizede tavsiye ettigi sözler, fiiler ve takdirleridir.

Fiili Sünnet: Hz. Peygamber (S.A.V.)’ in bizzat yaptigi davranislara denir.

Kavli Sünnet: Hz. Peygamber (S.A.V.)’ in herhangi bir mesele hakkinda sifahi (sözlü) beyanina kavli (sözlü) sünnet denir.

Takriri Sünnet: Sahabe tarafindan söylenen bir sözü, islenen bir fiili, Hz.Peygamber (S.A.V.)’ in etmeyip sukút etmesi, güzel karsilamasi veya tasdik etmesidir.

Sünnet ikiye ayrilir

Sünnet-i Müekkede: Hz. Peygamber (S.A.V.)’ in devam edip, pek az terketmis olduklari sünnetdir. Meselâ: Sabah, öyle, aksam namazlarinin sünnetleri ile cemaatle namaz kilmak gibi.

Sünnet-i gayri Müekkede: Hz. Peygamber (S.A.V.)’ in zaman zaman yapmis olduklari sünnetlerdir. Ikindi ve yatsi namazlarin ilk sünnetleri gibi.

Bütün bu sünnetleri yapanlar, farz ve vacipten az sevap kazanirlar, bile bile terk edenlere de Hz. Peygamber (S.A.V.)’ in tekdíri vardir. Sünnetleri terk etmeyi aliskanlik haline getirenler Hz. Peygamber (S.A.V.)’ in sefâtine nail olamazlar.

Müstehap: Lügatte: Sevilmis demektir. Islenmesinde sevap olan, terkinde günah olmayan seylerdir.Nafile namaz kilmak ve oruc tutmak, fakirleresadaka vermek vs…

Mübah: Yapilmasinda sevap olmadigi gibi terk edilmesinde de günah olmayan fiilerdir. Yemek, icmek, oturmak, uyumak v.s. gibi. Bu isler mübah (serbest) isede sagliga zarar verecek kadar yemek, icmek, uyumak ve israf etmek mübah degildir.

Haram: Yapilmasi kat’i bir delil ile yasak olan ser´i bir hükümdür. Meselâ adam öldürmek, icki icmek, kadinlarin basini yabanci erkeklere acmasi vs gibi hükümlerdir. Harami terkeden sevap kazanir. Isleyen günahkâr olur. Bile bile inkâr eden dinden cikar.

Mekruh: Lügatte: Sevilmeyip kerih görülen ve hos olmayan sey demektir. Dinin haram kadar kesin olmayan yasaklardir.

Mekruh iki kisma ayrilir:

Tahrimen (harama yakin) mekruh: Vaciblerin terkedilmesi bu kisma girer. Günes dogarken ve batarken namaz kilmak gibi.

Tenzihen (helale yakin) mekruh: Sünnet ve müstehaplari yapmak bu bölüme girer. Sag elle sümkürmek gibi

Müfsid: Baslanmis bir ibâdeti bozan ise müfsid denir. Namazda gülmek, konusmak, oruclu iken bile bile yemek, icmek gibi.. Cünkü gülmek ve konusmak namazi, bilerek yemek, icmek de orucu bozar.

Hadis-i Serif:

Ebu Hureyre (R.A.)’ den: “Bir kimse evinde güzelce temizlenir de Allah’in farz – larindan birini ödemek maksadiyla mescitlerden birine giderse, attigi adimlardan biri günahlarini siler, digeri de onun derecesini yükseltir ” (Müslim)

Ebu Said el-Hudri (R.A.)’den: “Mescidlere devâm-i i’tiyâd eden kimseyi görür – seniz, onon tam manâsiyla mü’min olduguna sehadet edin. Allah Teâla :” Allah’in mescidlerini ancak Allah’a ve kiyamet gününe inanlar ma’mur ederler.” buyurdu.’ demistir. (Tirmizi)

   

Kategori: Namaz

hep haber

Benzer İçerikler

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

hepsaglik