Ekim, 2021
Ana SayfaFıkhi KonularOruçKadir gecesi (Esad Çosan)

Kadir gecesi (Esad Çosan)

Prof. Dr. Mahmud Es’ad COSAN

KADIR GECESI

Esselâmü aleyküm ve rahmetullahi ve berekâtühü!..

Aziz ve sevgili Akra dinleyicileri! Size Avustralya’nýn meþhur Sydney þehrindeki bir camiden hitap ediyorum. Geçen sene hatýrlýyorum, ramazanda Mekke-i Mükerreme’de Beytullah’taydýk, oradan, mescidin içinden size yayýn yapmak nasîb olmuþtu. Allah’a hamd ü senâlar olsun, bu sefer de Avustralya’da bir mescidin içinden size yayýn gönderiyoruz, konuþma gönderiyoruz.

a. Ramazan’ýn Son On Günü

Ramazanýn son aþrini, yâni son on gününü yaþamaktayýz. Bu zaman biliyorsunuz i’tikâf zamaný… Geçtiðimiz cuma günü hatýrlatmýþtým, “Aman i’tikâfa girmek için durumu müsait olanlar, i’tikâfa girsinler, bu sevabý kaçýrmasýnlar!” diye söylemiþtim.

Þimdi de girmeyenlere hatýrlatmak istiyorum. Durumu müsait olanlar bir kaç gün gecikmeyle bile olsa, bir kaç günlüðüne bile olsa i’tikâfa girebilirler. Hiç olmazsa i’tikâfýn feyzini zevkini görmüþ olurlar. Tavsiye ederim. Onlarýn da i’tikâfa girecek durumlarý varsa katýlsýnlar. Nasýl olsa geçti diye iþi býrakmasýnlar.

Ramazanýn son on gününü Peygamber SAS;

(Ve âhiruhû itkun minen-nâr) “Müslüman kullarýn, mü’min kullarýn, Ramazana hürmet eden, Ramazanda gayret eden kullarýn cehennemden azad olma zamaný.” diye tarif ediyor. Yâni cehennemlik olacak suçlarý olduðu halde Ramazan bereketiyle affolup, cehenneme düþmekten kurtulup, Allah tarafýndan baðýþlanýp, cehennemden azad olacaklarý zaman…

Onun için bu son on günde, gayreti daha da arttýrmak lâzým! Bütün müslüman kardeþlerimizin, bütün dinleyicilerimin daha çok bir gayrete gelmesi lâzým!.. Biliyorsunuz yarýþýn da sonuna doðru, yarýþçýlar gayretlerini daha da arttýrýrlar. Birinci olmak için bütün kuvvetlerini, güçlerini ortaya dökerler, iyice hýzlanýrlar. Siz de öyle yapýn; Ramazan bitmek üzere, azaldý diye gayretlerinizi arttýrýn!..

Bu ayda yapýlan iyiliklerin, ibadetlerin hayýrlarýn mükâfatý çok büyük olduðu için, mümkünse zekâtlarýnýzý bu ayda vermeye çalýþýn! Çünkü bu ay çýktýktan sonra verseniz alacaðýnýz sevaptan, bu ayda verdiðiniz zaman alacaðýnýz sevap, hadis-i þeriflere göre yetmiþ kat daha fazla… Hayrât ü hasenâtýnýzý, ibadet ve taatinizi iyice arttýrýn! Çünkü bu ayda bereket var, her þey kat kat fazla veriliyor.

Bir de bayram günü müslümanlarýn vacib olan fitreleri vardýr. Fakirlere fitre sadakasýný vermesi gerekiyor. Onu da önceden verebilirler. Çünkü tam bayram namazý telâþý içinde, asýl fakiri bulup da gönlünün huzuru ile, tamam buna vereyim diye verecek insan bulmakta güçlük çekilebilir. Onu da bir kaç gün önceden vermenizi hatýrlatmak istiyorum.

Önümüzdeki cumaya kadarki haftayý þöyle göz önüne getirecek olursak, sevgili dinleyiciler, bu hafta içinde üç önemli zaman var, gün ve gece var:

Birisi pazarý pazartesiye baðlayan gece, Kadir gecesi olarak deðerlendireceðimiz, ibadet edeceðimiz gece…

Ýkincisi bayramýn arefesi akþamý, yâni ertesi gün bayram olacak gece… Bu da sevabý çok fazla olan gecelerden birisidir. Peygamber Efendimiz beþ gün sayýyor. Bir yýl içinde ihya edilmesi çok sevaplý olan beþ günden birisi, bayram gecesi… Onun için onu da unutmayalým.

Artýk ramazan bitti, ertesi gün bayram, teravih de yok diye insanlar gaflete düþebilirler ve o geceyi ihya etmeyebilirler. Bir önceki gecede terâvih var, sahur var kalkýyor. O gün teravih de yok, sahur da yok diye uyuyup kalmasýnlar. Gafletle vakit geçirmesinler. Bayram gecesini, yâni arefeyi bayrama baðlayan geceyi güzel deðerlendirsinler diye de onu hatýrlatmak istiyorum. Önemli bir þey…

Tabii bir de bayram günü var. Müslümanlar için iki büyük bayram var. Birisi oruçtan sonra Ramazanýn bayramý, birisi de kurbanýn bayramý, o iki ay on gün sonra olacak. Bugünlerde bizde bir taraftan Kadir gecesi, bayram yaklaþýyor diye biraz sevinç var. Ama bir taraftan da Ramazan gidiyor diye, bir mahzunluk insanýn içine çöküyor.

Onbir ayýn sultaný, sevaplarýn bu kadar çok olduðu ay, bizim halimizi bir hayli deðiþtirmiþti. Ne güzel oruç tutuyorduk, teravihlere camiye gidiyorduk, cemaate devam ediyorduk. Ne güzel Kur’an-ý Kerim’i çok okuyorduk. Sabah kalkýyorduk, teheccüd namazý kýlýyorduk. Sabah namazlarýný camide kýlýyorduk… Ondan ayrýlmanýn tabii biraz da burukluðu var.

Allah-u Teàlâ Hazretleri nice nice Ramazanlara sýhhat afiyetle ulaþtýrsýn. Sýhhat afiyetle Ramazanlarý ihyâ etmeyi nasib eylesin…

b. Kadir Gecesinin Fazileti

Önümüzdeki günlerin en mühim olayý Kadir gecesi olduðu için onun hakkýnda biraz bilgi vereyim. Kadir gecesi Ramazanýn içinde bir gece ama, Ebû Hüreyre RA’den Ahmed ibn-i Hanbel ve Neseî’nin rivâyet ettiðine göre Peygamber Efendimiz buyuruyor ki:

RE. 10/1 (Ve fihi leyletün hiye hayrun min elfi þehrin men hurime hayrahâ fekad hurime) “Ramazanýn içinde bir gece var, o bin aydan daha hayýrlýdýr. Çok mübarek bir gece. Bunun hayrýný yakalayamayan, hayrýndan mahrum kýlýnan, bunu kaçýran, bunu deðerlendiremeyen, kadrini kýymetini bilmeyen, veya o geceye yakýþýksýz tavýrda o geceyi geçirmiþ olan, hakikaten büyük mahrûmiyete uðramýþtýr.” buyuruyor.

Bu hangi gün?.. Tabii bu hususta çeþitli rivâyetler var. Hadis rivâyetleri de var, alimlerin çeþitli kanaatleri de var. Ramazanýn içinde Kadir gecesi var ama, hangi gün olduðu belli deðil… Ebû Hüreyre RA’den Ahmed ibn-i Hanbel (Rh.A)’in rivâyet ettiði bir hadis-i þerifi, kuvvetli rivâyet olarak nakledeyim burada:

RE. 368/3 (Leyletül-kadri leyletü sâbiatün tâsiatün ve iþrîne) buyuruyor Efendimiz bu hadis-i þerife göre: “Kadir gecesi son on günün yirmiyedi veya yirmidokuzundadýr.” diye iki ihtimalli söylemiþ burada da Peygamber Efendimiz.

Tabii bu Kadir gecesinin, seneden seneye Ramazanýn bazý günlerine kaydýðý, deðiþtiði de rivâyet edilir. Meselâ: “Bedir Harbi’nin olduðu onyedi Ramazandý, Kadir gecesi o zamandý.” diye rivâyetler var. Hatta bazýlarý: “Senenin içinde muhtelif günlere kayabilir.” diye de bildiriyorlar. Ama tabii kuvvetli bir rivâyet olarak yirmiyedisinde kutlayacaðýz ve ihyâ etmeye çalýþacaðýz. Yirmidokuzu da zaten benim demin dediðim arefe gecesine rastlýyor. Bu hadis-i þerifte bildirilen iki geceyi de size böylece söylemiþ oluyorum.

Peygamber Efendimiz hadis-i þerifin devamýnda buyuruyor ki: (Ýnnel-melâikete tilke devlete fil-ardý ekseru min adedil-hasâ) “Bu gece yer yüzünde melekler çakýllarýn sayýsýndan, çakýl taþcýklarýnýn sayýsýndan daha çoktur.” Yâni pek çok melek etrafý kaplayacak, yer yüzüne inecek. Her taraf melek dolacak kadir gecesinde… Zaten:

(Tenezzelül-melâiketi ver-rûhu fîhâ biizni rabbihim) diye Kadir Sûresi’nden de meleklerin indiðini biliyoruz ama, yeryüzündeki çakýl taþcýklarý sayýsý kadar çok olduðunu, ondan daha çok olduðunu Efendimiz bildiriyor. Demek ki, yeryüzünün meleklerle dolduðu güzel bir günü ihyâ etmeye çalýþalým!

c. Kadir Gecesinin Ýhyâsý

Tabii Kadir gecesini ihyâ etmenin, yakalamanýn en akýllýca þekli, i’tikâfa girmek, ramazanýn son on gününü camide geçirmek, geceleri uyumamak, ibadet etmek, ibadet sevabýný kazanýp, ibadetle meþgul olup kadir gecesine böylece rastlamýþ olmak… Hangi gün olduðunu bilmese bile, en akýllýca olan davranýþ budur. Peygamber Efendimiz bütün ömrünce, yâni peygamber olduktan sonra her Ramazan on gün i’tikâf etmiþ. En son yýlda yirmi gün i’tikâf etmiþ. Yâni baþka günlerde yaptýðýnýn iki misli olmuþ oluyor.

Biz de bu geceyi ihyâ etmeye gayret edelim. Gecenin ihyâ edilmesi için tecrübelerime dayanarak bazý tavsiyelerde bulunmak istiyorum:

1. Geceleyin uykusuz geçirileceði için, çok ibadet edileceði için, gündüz bir miktar uyunursa geceye takviye olur. Onun için Kadir gecesi olmadan önceki gündüzde, þöyle kendimizi ibadete daha iyi hazýrlamak için uyumanýzý tavsiye ederim; bu bir…

2. Kadir gecesinde, “Radyo, televizyon seyredeceðim, evde takip edeceðim.” filân diye düþünmeyin, mutlaka bir camide olun! Çünkü camide olmak ile evde olmak arasýnda çok büyük farklar var… Camide kýlýnan namaz, evde kýlýnan namazdan yirmiyedi kat daha sevaplý, eðer mescid ise… Cuma namazý kýlýnan büyük cami ise, elli kat sevaplý… Bir de camiye giderken, gelirken attýðý her adýmdan insanýn bir günahý affoluyor, bir hasene kazanýyor, bir derece de terfi ediyor, rütbesi yükseliyor.

Onun için kadir gecesinde dikkat etmeniz gereken þeylerden birisi yatsý namazýnda mutlaka camide olacaksýnýz. Sabah namazýnda da mutlaka camide olacaksýnýz. Çünkü: “Sabah ve yatsý namazlarýný camide kýlarak, cemaatle edâ ederek geceyi geçiren kimse, bütün geceyi ihyâ etmiþ olur.” diye hadis-i þerif var. Onu kaçýrmamak lâzým!

Yâni þöyle olabiliyor bazen: Kadir gecesini ihyâ edeceðim diye uykusuz kaldýðý için sahur olur olmaz yemeðini yiyor. Ondan sonra da evinde namazý kýlýp yatýyor. Bu yanlýþ… Sabah namazýný camide kýlmaya dikkat edin, Kadir gecesinde ve her zaman… Ama Kadir gecesinde özellikle bunu kaçýrmamaya dikkat edin! Yatsý namazý ve sabah namazý camide olacak. Ondan sonraki zamanýnýzýn bir kýsmý camide olabilir, bir kýsmý evinizde, kendi özel mekânýnýzda ibadet etmek tarzýnda olabilir.

Kadir gecesinin zamaný nedir?..

(Hiye hattâ matlail-fecr) “Tan yeri atýncaya kadardýr, yâni imsak zamanýna kadardýr, orucun baþladýðý zamana kadardýr.” Güneþ doðuncaya kadar deðil, tan yeri atýncaya kadar.

Oruca ne zaman baþlýyorsunuz? Sofradan kalkýp. “Niyet ettim oruca” dediðiniz zaman… Ýþte o zamana kadardýr. Meleklerin gelmesi, Kadir gecesinin mükâfatý vs. iþte o zamana kadarki gecedir. Onun için o geceyi ibadetle, zikirle, “Lâ ilâhe illallah” diyerek, salât ü selâm getirerek, “Estaðfirullah” diyerek, tevbe ederek, namazlar kýlarak, tesbih namazý kýlarak, Kur’an-ý Kerim okuyarak güzel geçirmeye, ihyâ etmeye gayret edin!.. Çoluk çocuðunuzu da ona göre hazýrlayýn!

Kadir gecesini ihyâ ederse bir insan, ne olur?.. Bu hususta da Ahmed ibn-i Hanbel, Ýmam Buhârî, Ebû Dâvud, Tirmizî, Neseî ve Müslim; yâni Sýhhah-ý sittenin beþ tanesi ve Ahmed ibn-i Hanbel’in rivâyet ettiði sahih bir hadis-i þerif var. Peygamber SAS buyurmuþ ki:

RE. 436/11 (Men kàme leyletel-kadri îmânen vehtisâben gufira lehû mâ tekaddeme min zenbihî.) “Kim Kadir gecesinde kalkarsa, imanla, inanarak, (vehtisâben) sevabýný hesab ederek, Allah bana sevap verecek, mükâfat verecek diye heveslenerek, aþk ile, þevk ile Kadir gecesine kalkarsa; (gufira lehû mâ tekaddeme min zenbihî) o zamana, o vakte kadar ömründe iþlemiþ olduðu günahlarý afv ü maðfiret olunur.” diye Peygamber Efendimiz buyuruyor.

Burdaki kàme leyletel-kadri’den maksat, kàme kalmak, ayaða kalkmak demek ama bu niçin kalkmak oluyor geceleyin?.. Namaz kýlmak için kalkmak oluyor. Kadir gecesine kalkar, çok namaz kýlarak, kaza namazý, nafile namaz, teheccüd namazý… Çok namaz kýlarak ihyâ ederse mânâsýna geliyor.

d. Kadir Gecesinde Dua

Tabii insan bazen namaz kýlar, bazen dinlenir, bazen secde eder. Peygamber SAS Efendimiz bazen bir secde ederdi, yarý geceye kadar; bir secde ederdi, sabaha kadar… Secdede duada bulunurdu. Çünkü kulun Mevlâsýna en yakýn olduðu zaman, secde halidir. Onun için siz de dualarýnýzý secdede yapabilirsiniz. Yâni namazýn dýþýnda da seccadenizde secdeye yatarsýnýz, tesbih çeker, sübhanallah der ve Allah’tan neler isteyecekseniz istersiniz.

Neler istenir?.. Þimdi onun üzerinde biraz fikirlerimi söyleyim. Ýnsanýn kendisi için dua etmesi hakkýdýr ve meþrûdur, güzeldir. Elbette kendisi için neler isteyecekse isteyecek. Ahireti için de isteyebilir, dünyasý için de isteyebilir. Sýrf ahireti için isteme mecburiyeti de yoktur. Dünyalýk þeyi de: “Yâ Rabbî, maaþýma zam gelsin… Yâ Rabbî, kiradan kurtulayým, ev bark sahibi olayým… Yâ Rabbî, borcumu ödeyeyim…” diye, kendi özel dünyevî iþleri de duada söyleyebilir.

Ama duanýn kabul olmasý için þekli nasýldýr?.. Allah’a hamd ü senâlar edip, Peygamber Efendimiz’e salât ü selâmlar edip, böyle güzel baþlar da, yine salât ü selâmla bitirirse; iki salât ü selâm arasýnda dua makbul olur. Onun için, Peygamber Efendimiz’e salât ü selâm getirerek dua yapmaya gayret etmek lâzým!

Tabii günah konusunda dua edilmez: “Yâ Rabbî falanca rakibim kahrolsun, boynu devrilsin… vs.” filân gibi günaha dua etmek, Allah’ýn gazabýný çeker. Güzel þeyler istemek lâzým! Kendisi için ve baþkalarý için… Ýnsan düþmanlarýnýn da iyiliðini istemeli: “Yâ Rabbî o iyi insan olsun, senin sevdiðin kul hâline dönsün… O kötülükten kurtulsun…” diye onun da hayrýný, selâhýný istemeli.

Peygamber SAS Efendimiz’e eza cefa, iþkence, tecavüz, üzücü muamele yaptýklarý zaman; hem sahabe-i kirama yaptýklarýnda, hem Peygamber Efendimiz’e yaptýklarýnda, ashabdan bazýlarý dediler ki:

“–Yâ Rasûlallah, beddua et þunlara!.. Allah senin duaný kabul eder, lânetini geri çevirmez. Lânet et de þunlar kahrolsunlar, mahvolsunlar, yer yüzünden silinsinler…” diye istediler.

Peygamber Efendimiz dedi ki:

“–Hayýr! Ben lânet peygamberi olarak gönderilmedim, rahmet peygamberi olarak gönderildim.”

Kendisine tecavüz eden, taþ atan, diþini kýran, alnýný yaralayan, ayaðýný yaralayan kimselere: “Yâ Rabbî sen bunlarý affet! Çünkü bunlar bilmiyorlar iþin mahiyetini…” diye onlarýn iyiliðini isteyerek dua etti. Meselâ Taif’e gittiði zaman çok kötü karþýlamýþlardý. “Yâ Rabbî, bunlar bunu bilmediklerinden yapýyorlar. Aman bana böyle muamele yaptýklarý için onlara gazap etme!” diye onlarýn, Allah’ýn gazabýna, kahrýna, felâkete uðramamalarý için de ayrýca dua etti.

Hakikaten de o muameleleri yapan kimselerin çocuklarý, sonradan Ýslâm’a geldiler. Hatta kendileri Ýslâm’a geldiler. Gelenler geldi, nasibini aldý, iyi insanlar oldu. Kahrolsaydý bütün þehir, hepsi kahrolacaklardý. Ama Peygamber Efendimiz rahmet peygamberi… (Nebiyyür-rahmeh, nebiyyüt-tevbe, nebiyyüþ-þefaah) Rahmet peygamberi, tevbe peygamberi, þefaat peygamberi… Þefaat ediyor. Günahkârlarýn cehenneme düþmemesi için de þefaat edecek.

RE. 306/3 (Þefaatî liehlil-kebâiri min ümmetî.) diye hadis-i þerif var: “Ben günahkâr kimselere de acýyýp, onlarý da Allah affetsin diye, cehennemden kurtulmalarý için dua edeceðim.” diye müjdesi var.

Tabii bu; günahý yapýn, Rasûlüllah nasýl olsa size þefaat edecek mânâsýna alýnmamalý… Allah-u Teàlâ Hazretleri bazý kimselerin suçu büyük olursa, onlara þefaat etmeye de izin vermez. Meselâ Ýbrahim AS, babasý –veya babalýðý– müþrik olduðu, put yaptýðý için ona:

(Vaðfir liebî) “Babamý af ü maðfiret eyle!” diye dua etti ama, müþriklere dua edilmeyeceði âyet-i kerîmeyle bildirildi. Söz vermiþ olduðu için onu öyle yaptý, belki yola gelir diye…

Nuh AS oðlu için þefaat, rahmet diler gibi oldu. Allah-u Teàlâ Hazretleri: “Bilmediðin þeyleri isteme, öyle deme!” diye ayet-i kerimede böyle bildiriliyor.

Demek ki, kötülerin de iyi olmasýný isteyeceðiz. Herkesin iyiliðini isteyeceðiz. Kendimize de dua edeceðiz. Sevdiklerimize, yakýnlarýmýza da dua edeceðiz.

Sevdiklerimizin baþýnda annemiz-babamýz gelir. Hayatta olsunlar veya ahirete irtihal etmiþ olsunlar, anne ve babayý duadan unutan, ihmâl eden evlât iflâh olmaz. Anne ve babanýza dua edin! Annenizin, babanýzýn rýzasýný kazanmaya gayret edin! Bazý evlâtlar oluyor, çeþitli sebeplerden, mirastan, ve sâireden, “Annem, babam haksýzlýk etti, eþit davranmadý…” gibi kanaatlerle annesiyle, babasýyla darýlabiliyorlar, küsüyorlar, baðlarý kopartýyorlar.

Bunlar çok yanlýþtýr. Onlar öyle bir þey yapmýþ olsa bile, yanlýþtýr. Yine evlât, evlâtlýðýný yapmalý, annesinin, babasýnýn gönlünü hoþ edecek, duasýný alacak þekilde davranmalý!.. “Annesinin babasýnýn saðlýðýna yetiþip, onlarla saðlýðýnda karþýlaþýp da, onlarýn duasýyla cenneti kazanamayana yazýklar olsun, burnu yerde sürter.” diye bedduasý var Peygamber Efendimiz’in. Onun için Kadir gecesi dularýnýzda, anne-babanýzý duadan unutmayýn!

Bir insan müslüman kardeþine dua edince, en çabuk þekilde, süratli þekilde duasýna icâbet olur. Allah-u Teàlâ Hazretleri’nin en süratle kabul ettiði dua, müslümanýn müslüman kardeþine onun gýyabýndan yaptýðý duadýr.

Bütün müslümanlar için, bütün kardeþleriniz için, dostlarýnýz, yakýnlarýnýz, ihvanýnýz, ahbabýnýz için dua edin!.. Özel bölüm ayýrýn duanýzýn içine; kendinizden ayrý, anne-babanýzdan ayrý, ihvanýnýz, kardeþleriniz, dostlarýnýz, sevgili, yakýn, samîmî arkadaþlarýnýz için, onlarýn meselelerinin çözümlenmesi için, Allah’ýn onlara lütfetmesi için özel dua edin!.. Çünkü en süratle kabul olan dualardan birisidir.

Bir de mazlumun duasý çok çabuk kabul oluyor, biliyorsunuz. Allah-u Teàlâ Hazretleri’nin kahrý zalimin tepesine hemen iniyor. Onun için zulmetmekten sakýnmak lâzým! Çünkü mazlumun ahýný aldý mý, insanýn baþý derde giriyor. Zulümden þiddetle kaçýnmak gerekiyor.

Kendimize dua edeceðiz. Çoluk çocuðumuza edebiliriz, dünyamýza edebiliriz, ahiretimize dua edebiliriz. Ümmet-i Muhammed’e dua edeceðiz. Çünkü dualarýn en hayýrlýsý ümmet-i Muhammed’e umûmî olarak rahmet istemektir. Bir insan:

(Allahümmaðfir lil-mü’minîne vel-mü’minât) “Müslüman erkeklere, kadýnlara, hepsine yâ Rabbî, maðfiret eyle!” diye dua ederse, onlarýn sayýsýnca ecir ve sevap alýr. Müslümanlarý unutmamak lâzým!

Ben Avustralya’ya gelmeden önce bu sefer iki defa Cakarta’da, yâni Endonezya’da bir müddet kaldým. Endonezya önemli bir ülke… Dünyanýn nüfus bakýmýndan müslümaný en çok olan, en büyük islâm ülkesi… 200 milyon müslüman var. Ýçinde bir miktar gayr-i müslimler var, hindular var, hiristiyanlar var ama, büyük bir kalabalýk Ýslâm ülkesi… Fakat çok sefil, çok periþan, pejmürde mahalleleri var, acýnacak durumlarý var…

Dünyanýn baþka görmediðimiz yerleri olabilir. Meselâ ben Bangladeþ’e gitmedim. Orada da çok sýkýntý olduðu, Hindistan’da, Pakistan’da fakirliðin çok olduðunu biliyoruz. Afrika’da, Somali’de, Orta Afrika’da, Çad’da, Moritanya’da, Batý Afrika’da çok sýkýntýlý hayat süren, kuraklýkta, yoksullukta eza cefa çeken müslümanlar var. Onlara hem maddeten yardýmcý olmaya çalýþmak lâzým, hem de duada onlarý unutmamak lâzým! Ümmet-i Muhammed’i dualarda yâd etmek lâzým!..

“Ümmet-i Muhammed’e Allah hayýrlý idareciler ihsân etsin!.. Onlara hizmet eden, onlarý kalkýndýran, onlarý maddeten ve mânen rahatlatan, dinlerini güzel yaþamalarýna yardýmcý olan, hayýrlý, Allah’tan korkan, müttekî, salih idareciler nasib etsin… Sömürücüleri, zalimleri baþlarýndan def etsin… Onlarýn kötülüðünü isteyen, aleyhinde çalýþanlara fýrsat vermesin!..” diye ümmet-i Muhammed’in hayatta olanlarýna dua etmek lâzým!

Geçmiþ selef-i sâlihîne, cihad etmiþ, kitap yazmýþ ulemâ, mücahidler, hayrât ü hasenât sahibi gayretli insanlara da dualar etmek lâzým!..

Böylece insan baþkalarýna dua ettiði zaman ne oluyor, niçin bunlarý söylüyoruz?.. Sizin dularýnýz kabul oluyor. Yâni bir insan bir baþkasý için, hasbî olarak böyle dua ederse, o zaman baþucundaki bir melek, (Âmin ve leke mislühû) “Âmin, ona istediðin þeyi Allah sana da versin!” diye dua eder ve meleklerin duasý da makbul duadýr. Çünkü melekler, Allah’a dua ettiði zaman duasý kabul olacak mahluklarýdýr.

Bunlarý onun için söylüyorum, yâni Kadir gecesinde dualarýnýz müstecâb olsun diye söylüyorum. Yâni baþkasýnýn iyiliðini istediðiniz zaman, ümmet-i Muhammed’in iyiliðini istediðiniz zaman, sonuçta siz de fayda saðlayacaksýnýz.

Nice nice yýllar Kadir gecesine eriþmeyi, hüsn-ü hatimeler ile, ömrünüzün iman-ý kâmil ile sona ermesini, ahirete iman-ý kâmil ile göçmeyi, Allah’ýn azabýndan emin olup, uzak olup, cehennemden azad olmuþ bir kul olarak cennete girmeyi istersiniz. Çoluk çocuðunuz için dua edersiniz…

Tabii anne-baba vs. dedik. Ýnsanýn hocasý, insanýn mürþidi, annesinden, babasýndan önde gelir; çünkü Peygamber vekilidir. O bakýmdan onlara da, onlara baðlý olan kimselerin hayýr dua etmesi lâzým!.. Onlarýn da kendilerine baðlý kimselere dua etmesi lâzým! Böylece iki taraf da istifade eder.

Allah-u Teàlâ Hazretleri Ramazandan istifade ederek Ramazaný bitirmeyi, Ramazanýn feyzinden, bereketinden, nimetlerinden, mükâfatlarýndan, rahmetinden, maðfiretinden hisseyâb ve feyizyâb olmayý hepinize nasib eylesin…

Ramazandan sonra da, Ramazanda kazandýðýmýz güzel ahlâký, alýþkanlýklarý, âdetleri, cemaate devam etmek, oruç tutmak ve Kur’an okumak, hayýr hasenat yapmak gibi güzel duygularý söndürmeden, öldürmeden, karartmadan devam ettirmeyi nasib eylesin…

Ramazandan sonra da altý gün Þevval orucunu tutarsa bir insan, o zaman bütün seneyi oruçlu tutmuþ gibi olur. Ramazaný Allah’ýn istediði vech ile, güzelce, þartlarýna uygun, oruçla geçiren kimsenin, geçmiþ Ramazanla aradaki bütün günahlarý afv ü maðfiret olur. Onun için Ramazana çok dikkat etmenizi, Ramazanýn bu son on gününde, çok daha büyük gayrete gelmenizi tekrar hatýrlatýyorum.

Allah hem dünyada, hem ahirette büyük mükâfatlara erdirip, sevindirsin… Cennetiyle, cemâliyle cümlenizi müþerref eylesin… Gönüllerinizdeki muratlarýnýzý, dileklerinizi, isteklerinizi ihsân eylesin… Sizi sevindirsin, þâd eylesin… Her þey gönlünüzce olsun, aziz ve sevgili Akra dinleyicileri!..

Esselâmü aleyküm ve rahmetullàhi ve berekâtühû!..

Önceki İçerikRamazan Yağmuru
Sonraki İçerikRamazanlarimiz

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

885BeğenenlerBeğen
ÖZEL KATEGORİLER
İslam Tarihi Peygamberler
Hadis Arşivi Sahabeler
Dua Arşivi Kur'an Mucizeleri
Fıkhi Konular Mezhepler
MULTİMEDİA
Kuran Dinle Vaaz Dinle
Mehter Marşları İslami filmler
Ezanlar Şiirler
FOTO GALERİ VİDEO GALERİ
   
İSLAM KAYNAKLARI
Kuran-ı Kerim Hz.Muhammed
Cevşen-ül Kebir Risale-i Nur
SEÇMELER
Dini Hikayeler Dini Makaleler
Mübarek Gün ve Geceler NAMAZ
Online mukabele
Mekke ve Medine Canlı Yayın
ishak danış

İshak Danış Hatim (Görsel Mukabele)

İshak Danış Hatim Seti (Tüm Cüzler) İshak Danış hoca efendinin okumuş olduğu 30 cüzlük hatim setini sizler için tek bir sayfada derleyip topladık. Aslen Trabzonlu...

Kur’an okurken şeytan rahatsız edemiyorsa, neden kuruntularla mücadele ediyoruz?

"Kur'an'ın bulunduğu eve şeytan giremez " sözü ve ilgili mevzunun vesvese ile bağlantısı...