Sponsorlu Bağlantılar

Mevlana Câmi

| 18 Mayıs 2012 | 0 Comments |

   

Adi Abdurrahman’dir. “Câm” kasabasi Harced köyünde dünyaya geldi. Herat’da tahsilini tamaladi. Dini ilimlerden sonra fen ve hikmete taaluk eden ilimleri hazmetti. Kendisini her bakimdan yetistirdi. Câmi edebiyatta oldukça ileri bir seviyede idi.

Eserlerinden çogu Türkçeye tercüme edildi. Fatih Sultan’a hitaben mektub yazdi. Fatih kendisini Istanbul’a davet etti. Konya’ya kadar gelen Mevlâna Câmi, Fatih’in vefatini ögrenince geri döndü. Yendiden Herat’taki vezifesine devam etti. Ilim ve irsad yoluna ilerlemek isteyenleri irsad etti.

Mevlâna Câmi bilhassa ihlasla ilerlemis, manevi mevzularda mesafe katetmistir. Bundan olacak ki, gösteristen çok rahatsiz olur, bütün huzur ve rahatini tevazuda, ihlasta bulurdu.

O, insani maddi ve ilmi kazanciyla degerlendirmezdi. Bütün meselesi, gönül ehli olmak, iyi niyet sahibi bulunmak, tevazu ve ihlas içinde dini hayati yasamakti.

Mevlâna Câmi hazretleri su sözleri sik sik söyler, tekrar ederdi:

“Bir kimse bütün ilimleri bilse, yine garantisi olmaz. Çünkü insani kurtaran ilim degil, ameldir, ihlastir, tevazudur. Ameli, ihlasi olmayan âlimin ilmi kendisine fayda vermez, kurtulmasina vesile teskil etmez.

Ahmed Sahin, Islam büyükleri

(Mevlâna Câmi hazretleri’nin en eönemli eseri Sevâhidü’n-Nübüvve/Peygamberlik müjdeleri Bedir yayinevi’nde yayinlanmistir, M.K.)

 

Kaynak: Zaman gazetesi namaz vakitleri takvimi, 09.11.1996

 

   

Kategori: İslam Alimleri ve Evliyalar

hep haber

Benzer İçerikler

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

hepsaglik