Nisan, 2021
Ana SayfaDini HikayelerTasavvuf ve Kapilari

Tasavvuf ve Kapilari

Topkapı’da mütevazı bir hayat süren Takkeci İbrahim Çavuş, ördüğü takkeleri satıp zar zor geçinen kalbi tertemiz bir gönül eri. Bütün derdi, bir cami inşa edip, Allahü teâlânın rızasına erişebilmek… Hep bunun hayali ile yaşıyor, her konuşmasında hep bunu dile getiriyor. Fakat kimse inanmıyor.

Alaylı bir şekilde hangi parayla cami yaptıracağını soran kimselere ise Takkeci İbrahim daima şu cevabı veriyor: “İhtimaldir padişahım, belki derya tutuşa!”

Gel zaman git zaman, İbrahim Ağa bir mübarek gece ibâdetle meşgul olurken uykuya yenik düşer. Fakat bir süre sonra kan ter içinde uyanır. Rüyasında nur yüzlü mübarek bir zat der ki: “Bağdat’a git, orada iki salkım üzüm rızkın var, onu ye ve dön!” Hemen o gün Bağdat’a gitmek üzere yola koyulur. Hikmetini, üzümü bulup bulamayacağını düşünmez bile…

Aylar süren, bin bir türlü zahmetli yolculuktan sonra nihayet Bağdat’a varır ve bir hana yerleşir. Yorgun, bitkin ama ümidinden birşey kaybetmiş değildir. Heybesindeki kurumuş ekmeği çıkarıp yemek için, hancıdan biraz su ister. Bu sırada çardaktaki asma ve asmadaki dökülmekte olan yapraklar arasındaki iki salkım üzüm gözüne takılır. Hancı su ile beraber kendisine acıyıp asmadaki iki salkım üzümü kopararak ekmeğine katık yapması için önüne koyar.

İki salkım üzüm bitince, uzun yolculuğun yorgunluğunun bir anda üzerinden kalktığını hisseder.

Emri yerine getirmenin verdiği gönül rahatlığı ile geriye dönebilirdi artık… Bu sırada hancı yanına gelip nereden gelip nereye gittiğini sorar. Takkeci İbrahim de saf bir şekilde anlatır rüyasını…

Daha rüyası bitmeden hancı basar kahkahayı:

– Be akılsız adam, bir rüyaya bağlanıp bunca zahmete girilir, bunca masraf yapılır mı?

Bana kaç defadır rüyamda; “İstanbul’da Topkapı’daTakkeci İbrahim Çavuş’un evinin bahçesindeki kuyunun yanındaki büyük taşın altında bir küp altın gömülüdür, git altınları al” derler.

Ben de, “Bu rüyadır” derim, hiç üstünde durmam. Sen ise iki salkım üzüm yemek için İstanbul’dan Bağdat’a gelmişsin. Allah akıl, fikir versin!

Takkeci İbrahim Çavuş mesajını almıştır artık… Hemen İstanbul’a döner ve bahçesindeki altın dolu küpü çıkarır topraktan. Kendi kendine de, “İşte derya tutuştu!” diye mırıldanır…

Bugün hâlâ “Takkeci Camii” olarak anılan tarihî şaheseri inşa eder. Mütevazı kabri de caminin kıble istikametinde müezzin evinin bahçesindedir.

Önceki İçerikTakkeci Ibrahim
Sonraki İçerikTasin Hikayesi

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

888BeğenenlerBeğen
ÖZEL KATEGORİLER
İslam Tarihi Peygamberler
Hadis Arşivi Sahabeler
Dua Arşivi Kur'an Mucizeleri
Fıkhi Konular Mezhepler
MULTİMEDİA
Kuran Dinle Vaaz Dinle
Mehter Marşları İslami filmler
Ezanlar Şiirler
FOTO GALERİ VİDEO GALERİ
   
İSLAM KAYNAKLARI
Kuran-ı Kerim Hz.Muhammed
Cevşen-ül Kebir Risale-i Nur
SEÇMELER
Dini Hikayeler Dini Makaleler
Mübarek Gün ve Geceler NAMAZ
Online mukabele
Mekke ve Medine Canlı Yayın
ishak danış

İshak Danış Hatim (Görsel Mukabele)

İshak Danış Hatim Seti (Tüm Cüzler) İshak Danış hoca efendinin okumuş olduğu 30 cüzlük hatim setini sizler için tek bir sayfada derleyip topladık. Aslen Trabzonlu...

Kur’an okurken şeytan rahatsız edemiyorsa, neden kuruntularla mücadele ediyoruz?

"Kur'an'ın bulunduğu eve şeytan giremez " sözü ve ilgili mevzunun vesvese ile bağlantısı...